aydınlanma devrimcileri

2008-05-09 13:37:00

nostalji...

 

Türk Aydınlanma Devrimcilerine Saygı adlı sergimi ilk kez 18 Mart 1994 tarihinde Zonguldak'ta açmıştım. Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana aydınlanma felsefesine kendi alanlarında emeği geçen  bilim adamı, sanatçı, devlet adamı, gazeteci gibi aydınların portresinden oluşan bu sergi daha sonra Çaycuma, Devrek, Samsun, Çorum, Bafra, Antalya'da da açıldı. Broşürünün önsözünü yazar Adnan Özyalçıner, Zonguldak'taki ilk serginin açılışını ise felsefeci-şair Afşar Timuçin yapmıştı. Sergide yeralan aydınların portrelerini youtube'de  (http://www.youtube.com/watch?v=sVGVq-UT13) görmek olası. (Tabi, youtube'nin açık olduğu günlerde!)

 

 

BU SERGİ İÇİN

Batıda Fransız devrimi ile başlayan aydınlanma hareketi, bizde yüzyılı aşkın bir süre sonra, köhnemiş bir imparatorluğun yerine kurulan genç cumhuriyet ile başlamıştır.

Türk Aydınlanma Devrimi’ne emeği geçenlerin sayısı elbette bu kadar az değil; unuttuğumuz ya da sergi olanakları çerçevesinde yer veremediğimiz binlerce Aydınlanma Devrimcisi’ne de bu sergi ile bir selam gönderiyorum. 

Kürşat Coşgun

(Zonguldak, 1994)

  

ATATÜRK’TEN NAZIM’A, NAZIM’DAN MUMCU’YA

Türk ulusu, Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nda iç ve dış sömürgenlere karşı verdiği savaşımla bağımsızlığını elde etmiştir.

Türk aydınlanmacılığının öncüsü Mustafa Kemal Atatürk’e göre Türk halkı, emeğiyle geçinen yoksul bir halktır. Emperyalizmi ortadan kaldırarak tam bağımsızlığına kavuşmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk, yaptığı dönüşümlerle Türk halkını ekonomik ve toplumsal bağımsızlığına da kavuşturarak çağdaş ve uygar bir toplumun ilk adımlarını atmıştır.

Bu dönüşümlerle gelecek kuşakların “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” bir toplum oluşturması istenmiştir.

Nazım Hikmet’ten başlayarak Türk aydınları ve sanatçıları bu uğurda savaşım vermişler, emeğiyle geçinen Türk halkının, emeğin karşılığının alındığı, ürettiklerinin eşit olarak paylaşıldığı bir ülkenin mutluluğunu yaşamalarını istemişlerdir.

Ne yazık ki, karşılarında düşünce özgürlüğünü, vicdan özgürlüğünü hiçe sayan iç ve dış sömürgenlerin güdümündeki egemen güçleri bulmuşlardır. Hapisler, öldürümler, toplu olarak yakılmalar pahasına, savaşımlarını yılmadan sürdürmüşlerdir.

Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmış, düşünce ve vicdan özgürlüğünden yana aydınlık bir Türkiye yaratılana kadar bu savaşım sürdürülecektir.

 

Adnan Özyalçıner

 

17
0
0
Yorum Yaz