karikatür ve ben

2007-12-15 15:41:00

karikatür ve ben...(*)   Kürşat Coşgun, 1980.   79’un Eylül’ü, sıcak bir pazar günü. O günkü programım sinemaya gitmek. Kardeşimle sinemanın önüne geldiğimizde bizi bir sürpriz bekliyordu: biletlere zam gelmiş. Kısa bir duraksamadan sonra “madem sinemaya paramız yetmiyor, o zaman biz de Gırgır alalım” dedim. O yıl yaz boyunca onlarca karikatür çizmiştim, ama çizdiklerimi bir dergide görmek benim için çok uzak bir düştü. İşte, o gün paramız çıkışmadığı için aldığım Gırgır, çizdiklerimi yalnız kendim için değil, başkalarıyla da paylaşmam gerektiği konusunda bana yol göstermişti. Para vererek aldığım o ilk Gırgır’ı yalnızca okumadım; karikatürleri çizgi çizgi inceledim, yazıları hatmettim, Oğuz Aral’ın genç çizerlere öğütlerini, sanki bana söyleniyormuş gibi kulağıma küpe yaptım; hani dergiyi yedim desem yalan olmaz.   Benim Gırgır ve diğer mizah dergileriyle (Çarşaf, Fırt, Çivi, vb.) birlikteliğim Gırgır’ın alışılagelmiş mizah anlayışı üzerine sürüp giderken, birgün Gırgır’ın dibinde küçücük bir duyuruya rastladım: “Fethi Develioğlu’nun Barış adlı karikatür albümü çıktı. İsteme adresi ....” Karikatürde başka dünyaların da olduğunu, daha doğrusu Gırgır anlayışından başka şekilde de karikatür çizilebileceğini o küçücük, ama sıcacık albümle gördüm. Bu albümün benim için özel yanı, aynı zamanda sahibinden imzalı olarak aldığım ilk kitap olmasıydı.   Gırgır’da gördüklerimle, izleyebildiğim diğer grafik mizah çizerlerinin çizdikleri arasındaki fark, beni de bir seçime doğru sürükledi. Karikatür dünyasını biraz daha yakından izlemeye başladığımda, grafik mizahın karşı konulamaz gücüyle tanıştım. Ya da şunu demek daha doğru: yaptığım işin bir sanat olduğunu o zaman anladım. O zamana kadar tüm amacı çizgilerini bir mizah dergisinde yayınlatmak olan ben, bu sanatın sanatçısı olabilmenin yolunun yalnızca çizmekle sınırlı değil, mizahın ve karikatürün başlıbaşına bir yaşam biçim... Devamı

HK22

2007-12-14 12:02:00

HAFTANIN KARİKATÜRÜ Devamı

korku

2007-12-12 10:56:00

aranıyor!..   henüz çocuktuk; kendimizi en çok kaptırdığımız anda, iki ellerini yüzlerinin yanına doğru yaslar, bir yandan parmaklarını ileri geri oynatır, bir yandan da avazı çıktığı kadar “ceeee” diye bağırırdı büyüklerimiz; bizler önce korkunç bir irkilmeyle sıçrar, sonra da yarı ağlamaklı, yarı gülmeye çalışan budala bir yüz ifadesiyle toparlanmaya çalışırdık. bunu niye yaptıklarını bilmezdik, bildiğimiz tek şey korktuğumuz ve bu korkudan aptalca haz duyduğumuzdu. korkudan haz duymak! ne ilginç değil mi? bu hazzın bilinen tek nedeni büyüklerimizin bizimle ilgilenmesi, bize zaman ayırmalarıydı.  birkaç dakikalık bir birliktelik uğruna nelere katlanmışız, inanılır gibi değil!..   «««   sonra büyüdük. bekledik ki büyüklerimiz aynı ilgilerini bizden eksik etmesinler. bize yine “ceeee” desinler, korkutsunlar, güldürsünler… yeter ki bizim için bir şeyler yapsınlar. nafile. artık bizi kimse korkutmuyor, kimse güldürmüyor. ya da biz artık öylesine örselendik, öylesine törpülendik ki artık ne korkuyu biliyoruz, ne gülmeyi. bir boşvermişlik, bir herşeyi kanıksamışlık sarmalında koyvermiş gidiyoruz.  gözlerimiz yarı açık, yarı kapalı yaşıyoruz. sanki yarı uyku, yarı trans hali. bezgin bekir’e rahmet okutan bu ruh haliyle nereye varırız, varırsak neyleriz bilen var mı?   «««   acilen bu topluma “ceeee” diyecek ve silkinmesini sağlayacak bir babayiğit aranıyor!..  ... Devamı

insan hakları

2007-12-10 22:13:00

bugün10 aralık... dünya insan hakları günü… Kürşat Coşgun, KarikaTÜRKÜ, Zonguldak, 1989. Bazılarının uzay, bazılarının ise bilgi çağı diye tanımladığı günümüzde, insanlık hala insanın en doğal haklarıyla meşgul. Koyunun, keçinin kopyası yapılırken, insanın kopyası ise teknolojik olarak mümkün, teolojik olarak tartışılırken, yaratıkların ve yaratıcıların en yücesi kendi haklarını nasıl koruyacağı sorusuna yanıt arıyor. Üstelik bunu bir de anmalı, kutlamalı günlerle yapıyor. Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü. İrili, ufaklı birçok kuruluş dünyanın neresinde, kimin, ne gibi insan hakları ihlali yaptığını raporlarla açıklayacak. Ama bunların içinde biri var ki, evlere şenlik. Yeryüzünde kirletmediği, kan akıtmadığı tek bir santimetre kare bile yer bırakmayan ABD dışişleri bakanlığı da yayımlayacağı raporla, insan hakları ihlali yapanları tek tek teşhir edecek ve kınayacak. Yani, insanı ve insanlığı en çok haklayan ABD, bugün insan hakları savunması yapacak. Sormazlar mı adama, ne hakla otuzbeşe bakla? Oysa en büyük insan hakları ihlali yoksulluktur. Asıl savaşım yoksulluğa karşı verilmediği sürece, insan hakları ihlallerini ortadan kaldırmak mümkün değildir. Kaynağı kim ve ne olursa olsun, insanı ve insanlığı yiyip bitiren sömürü düzenine ve bezirgan saltanatlarına karşı bir duruş sağlanmadan ne tek tek ne de topyekün insan haklarından sözetmek olasıdır. İnsan hakları ihlalinin panzehiri yoksulluğa karşı verilen savaşta yatmaktadır.   ... Devamı

nasreddin hoca sergisi

2007-12-08 22:37:00

nasreddin hoca zonguldak'ta...   Karikatürcüler Derneği’nce geçtiğimiz yıl düzenlenen 26. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması’nda ödül alan ve sergilemeye değer bulunan yapıtlardan oluşan 45 karikatür,  8 – 17 Aralık 2007 tarihleri arasında, Zonguldak Sergi Odası’nda izleyicilerle buluşacak.   Karikatürcüler Derneği tarafından ilki 1973 yılında gerçekleştirilen, derneğin faaliyetini yürütemediği 8 yıl (1980-1988) dışında aralıksız olarak düzenlenen yarışmaya 2006 yılında 64 ülkeden 1012 sanatçı, toplam 1779 yapıtla katıldı. Tüm dünya çizerlerinin daha barışçıl ve hoşgörülü bir dünya için çizgilerini armağan ettiği bu yarışmaya ait sergi, Karikatürcüler Derneği Zonguldak Temsilciliği tarafından hazırlandı.     Yarışmada büyük ödülü kazanan Pawel Kuczynski'nin karikatürü.  ... Devamı

atv satışı

2007-12-08 18:21:00

atv'nin şikeli satışı sonrasında yeni logo önerisi:     Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir ihale ile satışı yapılan sabah-atv medya grubu, son yılların gözde şirketi Çalık Grubu'na verildi. Ne hikmetse yerli ya da yabancı başka istekli firma olmadığı gibi, teklif edilen fiyatın da  İdare tarafından belirlenen muhammen bedelin bir kuruş bile üstünde olmaması, bizlere "geçmiş olsun" demekten başka söz bırakmadı. Bu olayın basın tarihimiz açısından altı çizilmesi gereken bir olay olduğu bir gerçek. Acı gerçek ise, kendini hala demokrat olarak adlandıranların, medyokrasinin bu hazin durumu karşısında  olayın altını çizmemeleri. Üstelik, birgün olayın altı ile birlikte, kendilerinin de üstünün çizileceğini bile bile...  Devamı

kadın hakları

2007-12-05 09:43:00

bugün kadın hakları günü...   Kürşat Coşgun, Dönüp Bakınca, 2001.   8 Ekim 1934'de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren son yasayla da kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı. Teşkilat-ı Esasiye Kanununun 10 ve 11. maddeleri değiştirilerek kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı. İsmet İnönü ve arkadaşları tarafından verilen ve seçim kanununda değişiklik yaparak, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan önerge TBMM'de kabul edildi. Atatürk'ün, Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınması üzerine bir notu: "...Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasî hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lâzım gelecektir. Türk kadını evdeki uygar yerini salâhiyetle almış, iş hayatının her safhasında başarılar göstermiştir. Siyasî hayatta Belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Uygar memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salâhiyet ve liyakatle kullanacaktır.” Kadınlar, Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli unsurlarından biriydi ve Mustafa Kemal, Cumhuriyet'in ilanından sonra ‘‘kadın hareketi’’ne büyük önem verdi.   Osmanlı İmparatorluğu döneminde İkinci Meşrutiyet sırasında başlayan kadın uyanışı, cumhuriyetle birlikte büyük bir ivme kazandı. Kadın hareketinin ve haklarının en büyük savunucusu ise, her öncü eylemde olduğu gibi, Mustafa Kemal'di.   Atatürk, kadınların siyasal örgütlenişini Kurtuluş Savaşı yıllarında destekliyordu. 1923 yılının yaz aylarında, daha Halk Fırkası ve Cumhuriyet kurulmadan ‘‘Kadınlar Halk Fırkası’’ kurulmuştu. Bu siyasi örgüt, her açıdan Cumhuriyet hükümetlerine baskı yaparak kadın haklarının savunucusu oldu. Şubat 1924'te ‘‘Türk K... Devamı

bu şiir kömür kokar

2007-12-04 00:36:00

BU ŞİİR KÖMÜR KOKAR    İlhan Berk   Desen: Kürşat Coşgun, 1994.   uzak bir göğün altındaydı deniz   Melih Cevdet Anday şu köpüklü bembeyaz deniz   Behçet Necatigil bir tubaya kalb olur Zonguldak’ta her ağaç  Behçet Kemal Çağlar derelerden kömür kömür akan su  Ahmet Tufan Şentürk toprak kokusu, kekik kokusu, çiğdem çiçekler   Enver Gökçe                                 kara bir gökyüzü tek özelliği bu kentin  Ahmet Erhan ağıtlara yakın durur Zonguldak  Başaran   ciğerinden söker siyah sıvalı maden  kömürünü   İlhami Bekir Tez       kurşuni rengi denizin   Mehmet Seyda üstünü ince bir toz örter    İlhan Demirarslan damar damar  topraklara yayılan   Osman Bolulu   Zonguldak’ta gördüm bir kanlı çarşı   Ceyhun Atuf Kansu tere bulanır kara elmasın harcı   Nurten Çelebioğlu sancıtarak içindeki kömürden gömütü    İrfan Benli güneşi yudumlar ışıksız yüreği    Hamit Kalyoncu Zonguldak kapkara uykularında uyur   İlhan Geçer   ağır ağır geldiler, karanlık sarnıçlardan sıza sıza   Kemal Özer kanları kömür, kömürleri kan   İsmail Gençtürk gökyüzünden uzakta, çok uzakta  Ergin Sander vardiya dönüşü yol ortasında   Sennur Sezer bakışları, yönü bilinmedik yollarda yiter   Faik Yazıcı kartal kanatlı kahraman kardeşler   Ozan Telli   daldılar karaelmas denizinin altına    Erhan Yılmaz sarı şapkalılar ordusunun adsız kahramanları   Hasan Hüseyin Korkmazgil kayaları bir portakal gibi soyup   Turgut Etüngü ölüm kokusu soluyarak    İslam Çankaya ... Devamı

hk21

2007-12-03 00:09:00

HAFTANIN KARİKATÜRÜ 4 Aralık Dünya Madenciler Günü  "emeğin en derininde, ekmeğin en namuslusunu kazanan" maden emekçilerine kutlu olsun!   Devamı

Genel Kurul

2007-12-03 10:33:00

Karikatürcüler Derneği 34. Genel Kurulu Yapıldı   Olağan Genel Kurul sonrası yeni yönetim kurulu Metin Peker, İbrahim Tapa, Aziz Yavuzdoğan, Ergül Aktaş ve Akdağ Saydut’tan oluştu.   Genel Kurul'dan görünüm.   Karikatürcüler Derneği 34. Olağan Genel Kurulu,1 Aralık 2007 cumartesi günü Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Toplantı salonunda saat gerçekleşti. Katılımın yüksek olduğu genel kurulda İstanbul'un dışındaki şehirlerden de üyelerin gelmesi gene kurulu renk kattı. Bu yıl Ankara ve İzmir'in dışında Zonguldak ve Trabzon temsilcileri de genel kuruldaydı. Saat 11.00’de başlayan toplantıda divan kurulu Veysel Donbaz’ın başkanlığında Ahmet Öztürk Levent, Haydar Aktürk ve Zeynep Gargi’den oluştu. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve yakın zamanda yitirdiğimiz üyelerimiz için saygı duruşunda bulunduktan sonra gündeme geçildi. Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker açış konuşmasının ardından 2007 yılı faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Muhasip üye Ergül Aktaş ve dernek sekreteri Aziz Yavuzdoğan faaliyetlerin mali ve yönetsel detayları ile ilgili olarak Genel Kurulu bilgilendirdi. Refik Tiniş denetleme kurulu raporunu Genel Kurul’a sundu. Dernek başkanı Metin Peker açılış konuşmasını yapıyor. Gündeme uygun olarak İbrahim Tapa, Ahmet Ümit Akkoca, Hasan Gümüş, Mustafa Bilgin, Hasan Efe, Hicabi Demirci, Erdoğan Karayel, Bülent Okutan, Canol Kocagöz, Muhittin Köroğlu söz alarak faaliyetler ile ilgili eleştiri ve önerilerini dile getirdiler. Daha sonra yönetim ve denetim kurulları ibra edildi. Yeni dönem için adayların belirlenmesi için toplantıya ara verildi. Adaylar belirlendikten sonra oylamaya geçildi. Yapılan oylamaya göre Metin Peker 122 oy, İbrahim Tapa 112 oy, Aziz Yavuzdoğan 107 oy, Ergül Aktaş 99 oy, Akdağ Saydut 96 oy alarak Yönetim Kuruluna seçildiler.Ahmet Erkanlı 114 oy, Kayıhan Fırat 112 oy ve Refik Tiniş 105 oy alarak Denetleme Kurulu’na seçildi.   Saat 11.00de başlayan Gen... Devamı