2007-07-16 09:48:00

Orhan Alev’i de yitirdik.   İki Üşütük’ten biri olarak tanıdım onu ilkin. İkinci Üşütük Altan Erbulak’ı yitirileli handiyse yirmi yıl olmuş. Gırgır’ın efsane günlerinde, iç sayfalarında yayımlanan yarım sayfalık bantta, yaptıkları her işi elini yüzüne bulaştıran iki tip vardı. Her işten anladığını sanan, işten kaytarmak için her numarayı deneyen, çalışmadan zengin olma hayalleri kuran ve her seferinde eli sopalı Uzun’a (Oğuz Aral) enselenen iki sevimli tip. Zaten Uzun dövmese de, onlar birbirlerini döverlerdi. Çünkü her defasında yaptıkları sakarlıklardan dolayı birbirlerini suçlayıp, saçsaça baş başa kavga ederlerdi. İki Üşütük’ü Orhan Alev yazar, Altan Erbulak çizerdi. Naif, sevimli bir banttı. Çaktırmadan Gırgır’ın içinden bilgiler veren, yazar-çizerler hakkında dedikodu yapan, ama en önemlisi iğneyi önce kendine batıran kısa, ama sevimli öykülerdi. Orhan Alev, mizah yaşamına karikatürle başladı; ardından önce derginin espri vericisi, sonra dizi ve çizgiroman senaristi, en sonunda da dergi yöneticisi oldu. Süavi Süalp, İsmet Çelik damarından gelen bir mizah anlayışı vardı. Gırgır, Fırt, Avni, Hıbır gibi dergilerin belkemiği esprileri hep ona aitti. Tv dizilerinden ve Türk filmlerinden tornistan öyküler, uzun soluklu çizgiroman yazarlığı onun Türk mizah tarihinde unutulmayacak yapıtları olarak anılacaktır. Orhan Alev gerçek bir mizah emekçisiydi.  ... Devamı

Söyleşi - Utku Erişik

2007-07-14 19:20:00

UTKU ERİŞİK   çizginin emekçisi, emeğin çizeri burhan solukçu Çizginin Emekçisi, Emeğin Çizeri Burhan solukçu kitabı üzerine, yazar Kürşat Coşgun ile konuştuk.     Kitabınızın adında da vurguladığınız gibi, hem ‘emeğin çizeri’ hem de ‘çizginin emekçisi’ bir usta , Burhan Solukçu … Bugünkü kuşağın adını bilmediği, unutulan bir sanatçımız. Böyle bir kitabı yazmaya başlamanızda nelerin etkisi oldu sizde?   70’lerin sonundan beri karikatürle uğraşıyorum; ancak benim bu uğraşım yalnızca karikatür çizmekle değil, karikatürü anlamak için onun tarihsel gelişimi ve kuramsal yanlarını araştırmak üzerine de oldu. Burhan Sol ukçu daha öncesinde de çizgilerini bildiğim, yaşamı üzerine de ufak bilgi kırıntılarına sahip olduğum bir çizerdi; onun çizerlik serüveni öncesinde Zonguldak’ta madenci olarak çalışması, yıllardır Zonguldak’ta yaşayan biri olarak bana çekici geldi. Açıkçası, başlangıçta Burhan Solukçu ile ilgili yaptığım çalışmanın bir kitap oylumunu bulmasını ummuyordum; ancak gerek kendi araştırmalarım, gerekse kitapta adını andığım dostların katkılarıyla çalışma bir kitap haline dönüştü.   Burhan Solukçu’yu çizmeye Rıfat Ilgaz ustamızın yönlendirip özendirdiğini anlatıyorsunuz. 1952’de Yedikule Verem Hastanesi’nde hüzün dolu bir karşılaşma bu. “Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı. Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler.” diyor Ilgaz. O ‘bir kucak kemik’ Burhan Solukçu ’nun karikatüre başlamadan önceki yaşamına ve Zonguldak gerçeğine biraz değinir misiniz?   Solukçu, henüz küçük yaşlarda iken parçalanmış bir ailenin tek çocuğu. İlkokulu bitirene kadar annesiyle, çıraklık eğitim merkezinde eğitime başladığı yıllarda annesinin yeniden evlenmesiyle tek başına yaşamaya başlıyor. Kısacası göbeğini kendi kesenlerden; ancak düzenli bir aile yaşamına sahip olmaması ve ağır iş koşulları çok erk... Devamı

hk7

2007-07-12 15:33:00

HAFTANIN KARİKATÜRÜ Devamı

Necmi Rıza

2007-07-12 12:09:00

Arşivden...   90'ların sonlarında İstanbul'da bir sahaftan aldığım Akbaba dergilerinin içinden hoş bir sürpriz çıktı. Türk karikatürünün öncü çizerlerinden biri olan Orhan Ural, yine karikatürümüzün duayenlerinden Necmi Rıza'nın portresini çizmiş. Portre, Necmi Rıza'nın görünümünden ve elindeki papağandan anlaşıldığına göre (Necmi Rıza bir dönem Papağan adlı bir mizah dergisi çıkarıyordu) 60'lı yıllara ait. Orijinali elimde bulunan bu portreyi dostlarla paylaşırken, bugün aramızda olmayan her iki ustayı da sevgi ve saygıyla anmak istedim. Devamı

ereğli festivali

2007-07-11 11:53:00

Karikatürcüler Karadeniz Ereğli’de… “14. Sevgi Barış Dostluk Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali"ne davet edilen çizerlerimiz karma sergi açtılar… 6-8 Temmuz tarihleri arasında Karadeniz Ereğli’de yapılan “14. Sevgi Barış Dostluk Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali”ne davet edilen üyelerimizden Muhittin Köroğlu, Köksal Çiftçi, Mustafa Bilgin, Devrim Demiral ve İlker Ekici karikatürlerle ve çeşitli etkinliklerle yer aldılar. Muhittin Köroğlu, Köksal Çiftçi ve Mustafa Bilgin AKM salonunda, açılışını Belediye Başkanı Murat Sesli’nin yaptığı bir karma sergi hazırladılar. Sergiye, Muhittin Köroğlu 20 civarında görsel etkili karikatürleri ile katıldı. Köksal Çifçi 10 adet “siyah-beyaz karikatürün” tadını karikatürcülere yeniden duyumsatan güzel çalışmalarıyla katıldı. Mustafa Bilgin de, Ereğli’nin aynı zamanda “kömür vatanı” oluşundan hareketle, 12 adet “Maden- Madenci” konusundaki karikatürlerinden oluşan bir seçki hazırladı. Muhittin Köroğlu kişisel posterlerini sergiyi izleyen konuklarına imzalayarak hediye etti. Posterler geniş ilgi gördü. Bir diğer ilgi gören etkinlik ise Devrim Demiral ve İlker Ekici’nin festival izleyicilerin portre karikatürlerini yapmalarıydı.  Zonguldak temsilcimiz Kürşat Coşgun’un da varlığıyla destek verdiği festival, karikatürcüler açısından başarılı olarak tamamlandı. (Haber ve fotoğraflar: Mustafa Bilgin.) ... Devamı

ılgaz

2007-07-07 10:05:00

Rıfat Ilgaz'ın aziz anısına... Devamı

aziz nesin

2007-07-06 09:58:00

Aramızdan ayrılışının 12. yılında Usta'yı sevgi ve saygıyla anıyorum.   Ey yüreğimin onmaz acılarıEy beynimin dinmez sancılarıSuç ne bende ne de sendeSuç seni karanlıklara gömenlerdeNe de olsa yurttaşımsınKapalı olsa da bütün vicdan kapıları yüzüneBilmelisin bir yerin var canevimde   Aziz NESİN Devamı

aydın doğan medyası

2007-07-05 11:09:00

Yine Kıyım, Yine Karikatür Ve Yine Aydın Doğan   Bundan beş yıl kadar önce, Bedri Koraman ve Turhan Selçuk gibi bu ülkenin karikatür sanatında yüzakı iki usta  çizeri sudan bahanelerle kapı önüne koyup, sanata ve sanatçıya saygısızlığın en büyüğünü yapan, sonra da hiçbirşey olmamış "karikatürün oskarı"  adıyla yarışmalar düzenleyip, büyük bir yüzsüzlükle Türk karikatür sanatına katkı sağladığını iddia eden Aydın Doğan ve şurekası yine iş başında.   2002 yılında Aydınlık dergisinde yayımlanan "İşbirlikçileri Özendirme Ödülü de Verin" başlıklı yazımda bu konuyıu irdelemiş ve çizer arkadaşların dikkatine sunmuştum. Ancak gördüm ki, (ödülün cazibesinden olacak) çizer dostlarımız bu yarışmaya olan ilgilerini hiç yitirmediler. Her yıl artan sayıda bir katılımla Aydın Doğan'ın karikatür sanatına katkılarına (!) ortak oldular.   Ben Sedat Simavi'nin adı kazınıldığından bu yana o yarışmaya katılmıyorum. Çünkü ilk saygısızlık yarışmanın adı değiştirilerek Simavi'ye yapılmıştır. "Parayı ben veriyorum, yarışmanın adı benim adım olacak" gibi bir kasaba kültürü, evrensel bir sanat olan karikatüre hiçbir katkı sağlamaz. Dün Turhan Selçuk, Bedri Koraman, bugün Emre Ulaş, Erdal Alay, yarın kimbilir kim? Sanatçıya en küçük hazmı olmayan, karikatürün ve mizahın evrensel dilinden son derece uzak bu kafa mı Türk karikatürünü yüceltecek?   Sanatçı arkadaşlarımı bu konuyu bir kez daha gözden geçirmeye ve Aydın Doğan Karikatür Yarışması'nı boykot etmeye davet ediyorum.   Konuyla ilgisi açısından 24 Mart 2002 tarihinde Aydınlık dergisinde yayımlanan yazımı yeniden yayımlıyorum:   Uluslararası Aydın Doğan Karikatür Yarışması, Sedat Simavi'ye hakarete dönüştü İŞBİRLİKÇİLERİ ÖZENDİRME ÖDÜLÜ DE VERİN!          İlki 1983 yılında gerçekleştirilen,  1994 yılına kadar Simavi Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası Simavi Karikatür Yarışması'nın adı bu tarihten so... Devamı

afşar timuçin'le

2007-07-03 12:06:00

geçmiş zaman olur ki... Tarih: 18 mart 1994. Yer: Zonguldak Devlet Güzel Sanatlar Galerisi. "Türk Aydınlanma Devrimcilerine Saygı" adlı sergimin açılışını yapan felsefeci- şair Prof.Afşar Timuçin'le ayaküstü söyleşi yapıyoruz. Devamı

sivas

2007-07-02 10:00:00

SİVASI'I UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!     Devamı