kısırdöngü

2008-07-09 22:36:00

Kısırdöngü!..İrem Coşgun, 1996.Büyük kızım İrem ilkokula başlamaya hazırlandığı dönemde patlak vermişti meşhur Susurluk skandalı. Devlet içine öbeklenmiş çeteye ilk kez bu denli yaklaşmış ve açıkçası biraz da umutlanmıştık “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”  diye.Ama yanılmıştık.O günden bugüne nice Susurluklar patladı ülkenin gündeminde.Her defasında biz “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dedikçe, her şeyin hep eskisi gibi olduğunu biraz şaşkınlıkla, biraz öfkeyle, biraz da hüzünle karşıladık. Gördük ki, hala her şey eskisi gibi.Çünkü bu ülke İrem’in resminde dile getirdiği “sürekli aydınlık“ özlemini, aydınlanmanın o büyük önderine sırtını çevirdiğinde yitirmeye başlamıştı.İstediğimiz kadar dövünelim, istediğimiz kadar devinelim; bu toplum aydınlanma devrimini sindire sindire yaşamadıkça, bırakın sürekli aydınlığı, bir tutam aydınlığa bile hasret gideceğiz.Acı olan, bizim çocuklarımız da, tıpkı bizler ve bizden öncekiler gibi, karanlıkta ıslık çalar gibi aynı sloganları atıp duracaklar.... Devamı

HK35

2008-07-07 11:44:00

HAFTANIN KARİKATÜRÜ Devamı

yaz notları

2008-07-03 12:54:00

Desen: Kürşat Coşgun, 1996.YAZ NOTLARIKürşat Coşgun  I. en ölgün ışığında renk cümbüşü kentlerinçocuklar görürüm sokağa teslimyorgun gülücükler arnavut kaldırımlara savrulmuşezik bakışları karanlığa tutsakyıldızlar üşüşür başlarınaonlar güler ben ağlarım  II. kırık düşlerinin kimsesiz istasyonunatrenler gelir trenler gider usulcayenik düşmenin aptal utancınıve korkunun sesini duyarlar avuç içlerindeuykusuzluğun ve arkasızlığın sönmüş alazındanmavi bir duman yükselir göğün ıssızlığına sıkılmayan yumruklar ki gücüdür onların                                                                      ağustos  ‘96... Devamı

sivas

2008-07-02 09:49:00

bugün 2 temmuz...sivas'ta can(lar)ımız yanalı 15 yıl oldu...Kuşlar Da Gittiyalnızlık senin o konuşkan kuşunhani hep duvarlara anlattığınhapislerden kalma sürgünlerden.yalnızlık senin o konuşkan kuşunbulutlar taşıdığın yakut sürahidebegonyalar büyüten eski alışkanlık.yalnızlık senin o konuşkan kuşunkırk kapıdan geçmiş kırk kilitten.yaralı, dili lal, kanadı kırıkvurulmuş başında bir yokuşun.BEHÇET AYSAN (*)(*) Şair, Madımak şehidiKarikatür: Kürşat Coşgun, 2008. Devamı

nasreddin hoca

2008-07-01 14:34:00

nasreddin hoca ve torunları kdz.ereğli'de...4-5-6 Temmuz 2008 tarihlerinde Kdz.Ereğli'de gerçekleştirilecek olan Kdz.Ereğli Osmanlı Çileği ve Kültür-Sanat Festivali kapsamında, Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması'nda ödül kazanmış yapıtlardan oluşan bir sergi açılacak.Etkinlik kapsamında karikatür sanatçıları Aziz Yavuzdoğan, Bülent Karaköse, Kürşat Coşgun ve Mete Arif Tokmak kitaplarını imzalayacak, izleyicilerle söyleşi gerçekleştirecek. Devamı

homur

2008-06-27 16:37:00

Maden, Çevre, Mizah, Homur  ve saire…Aslında teklif benden gelmişti Homurculara. Her sayısında bir konuyu ele alan ve her sayısı ele aldığı konuyla ilgili demokratik kitle örgütü ya da örgütlerinin sponsorluğunda yayınlanan Homur’un  yayın anlayışı ve yayınlanma biçimi geçen yıl Ereğli’de bir arada olduğumuz bir sohbet sırasında bana anlatıldığında, “o zaman bir sayı da madencilik üzerine, ağırlıklı olarak da bir Zonguldak sayısı yapalım” demiştim. Konuyu TMMOB Madenciler Odası Zonguldak Şubesi’ndeki yönetici arkadaşlara açtığımda onlar da benimsediler ve işe giriştik. İlerleyen süreçte bu sayının yalnızca Zonguldak için değil, Oda Genel Merkezi’nin de desteğiyle tüm ülke sathına dağıtılacak sayıda basılması düşüncesi gelişti. Dolayısıyla madencilik konusu yalnızca kömür boyutuyla değil, tüm boyutlarıyla işlenecekti. Karikatürcü dostlar çarpıcı çizgileriyle madenin ve madenciliğin sorunlarını işlerken, mizah yazarları da boş durmuyor, en hınzır espri ve yazılarıyla derginin içeriğini zenginleştirmişti. Ve dergi hazırlanıp da baskı aşamasına geldiğimizde, ilginç bir sansürle karşı karşıya kalıverdik. Derginin hazırlık çıktılarını inceleyen Oda Genel Merkez yöneticileri, rahatsız oldukları bazı yazıların dergiden çıkarılmasını istediler. Homurcular ise derginin Oda bülteni değil, soruna ayna tutan bir mizah yayını olduğunu belirterek, böyle bir şeyi asla kabul edemeyeceklerini söylediler ve ip koptu. Peki zurnanın zırt dediği yer neydi? Aşağıda madenciliği salt mesleki alan olarak gören, sürdürülebilir bir çevre anlayışını meslek ilkelerinden çok sonra düşünen dostlarımızın itirazlarına konu olan Atay Sözer’in enfes yazısını yayımlıyorum. Yayımlıyorum ki, Bergam... Devamı

TUSAK Söyleşileri

2008-06-15 12:23:00

arşivden... Tarih, 22 Kasım 1988, Cumartesi. Yer, Zonguldak Devlet Güzel Sanatlar Galerisi. TUSAK organizasyonuyla o yıl ilkini düzenlediğimiz Kari-Karma-Katür adlı serginin son günü. Zonguldaklı ya da Zonguldak'ta yaşayan çizerlerin katılımıyla gerçekleştirilen serginin sonunda izleyicilerle serginin değerlendirildiği bir söyleşi yapıyoruz. Konuşmacılar (soldan sağa) Mehmet Yılmaz (TUSAK adına)ile çizerleri temsilen Kürşat Coşgun, Enver Malkoç ve Ayhan Kiraz. Yirmi yıl sonra dönüp baktığımda, Mehmet Yılmaz'ın yazmaya, söyleşide konuşan karikatürcülerin çizmeye devam etmesini sevindirici bulsam da, dönemin sanat/kültür mabeti TUSAK'ın kapanmasını da o kadar hüzün verici bulduğumu belirtmek isterim. Not: Konuşmacıların ve izleyicilerin oturdukları iskemleler MTA lokalinden ben, Ayhan Kiraz ve yanlış anımsamıyorsam Mehmet Baltaoğlu tarafından tek tek taşınarak getirilmişti o salona. Tabii, öyle de götürüldü. Zor ama keyifli günlerdi. Devamı

HK34

2008-06-04 15:45:00

HAFTANIN KARİKATÜRÜ Devamı

nazım

2008-06-01 11:28:00

nazım...nazım... (20 Kasım 1901 - 3 Haziran 1963) Portre: Kürşat Coşgun, 1998.   (...) kökü burda          yüreğimde yaprakları uzaklarda bir çınar ıslık çala çala göçtü bir çınar         göçtü memet diye diye              şafak vakti bir çınar         silkeledi kuşlarını              güneşlerini "oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet, memet"     gece leylak        ve tomurcuk kokuyor üstümbaşım elim yüzüm gazete vurmuşum sokaklara,vurmuşum karanlığa        uy anam anam        haziranda  ölmek zor   "uyarına gelirse        tepemde bir de çınar"              demişti on yıl önce demek ki on yıl sonra demek ki sabah sabah demek ki "manda gönü" demek ki "şile bezi" demek ki "yeşil biber" bir de memet'in yüzü bir de güzel istanbul bir de "saman sarısı" bir de özlem kırmızısı demek ki göçtü usta kaldı yürek sızısı        geride kalanlara   (...) bir kırmızı gül dalı                    şimdi uzakta bir kırmızı gül dalı                   iğilmiş üzerine yatıyor oralarda bir eski gömütlükte         yatıyor usta bir kırmızı gül dalı         iğilmiş üzerine okşar yanan alnını bir kırmızı gül dalı         nazım ustanın           &nb... Devamı

irfan yalçın

2008-05-31 16:30:00

irfan yalçın son kitabı içimdeki zonguldak'ı imzalıyor.   Zonguldaklı yazar İrfan Yalçın, Heyamola Yayınları'nın "Türkiye'nin Kentleri" dizisinden çıkan kitabı "İçimdeki Zonguldak"ı 7 Haziran 2008 günü, saat 16.00'da Maden Mühendisleri Odası Lokali'nde imzalıyor. Zonguldak'ı yalnızca bugünüyle değil, geçmişiyle de yaşamak isteyenleri bir ZOKEV etkinliği olarak gerçekleştirilecek olan bu anılarda yoculuğa bekliyoruz.       "Yüz elli yıldır karnı didik didik edilen; acılarla ölümlerle yıkanan; anamdan sonra beni ikinci kez doğuran; sosyalizm gibi güzel şehir, Zonguldak, sana binlerce selam olsun!   Geceye düşen ilk ışık gibisin içimde; bende damla damla biriktin. İnsanı, kuşu, çiçeği, yağmuru, güneşi sende(n) öğrendim; acının sevincin, sevdanın rengini sende(n) öğrendim; hak ederek yaşamayı, hak ederek ölmeyi sende gördüm, sende öğrendim. Sağ ol sen, emi? Türkiye gibi binlerce yaşa!   Sen ki, kan, ateş ve emekten fışkıran Cumhuriyet bağının en güzel salkımısın; sen ki, öldükçe dirilensin; beni ta yüreğimden çağıransın. Çürümelere bırakılsan da, ölmekten yorulsan da, yapraklar dolusu güzler içinde kalsan da, yüreğindeki cevherle yine sen en önde koşacak, yine ocaklar dolusu doyuracaksın! İşte haykırıyorum; gelecek o altın günler, düşmeyecek yere bayraklarımız. Türkiye’yiz çünkü hepimiz, sen Türkiye’sin Zonguldak!" (*)   (*) İrfan Yalçın, İçimdeki Zonguldak, Heyamola yayınları, İstanbul, 2008, s.183.  ... Devamı